Çatışmadan çocuğunuzun ders çalışmasını nasıl sağlayabilirsiniz?

Gerek TV programlarımızda gerekse de katıldığımız seminerlerde, ailelerin en çok yönelttiği sorulardan biri “çocukla çatışmaya girmeden onun ders çalışmasını nasıl sağlayabilirim” sorusudur.

 

 

Ailelerin burada yaşadığı temel sorun, çocuğun “uyarılmayınca çalışmıyor, uyarılınca da kendileri ile çatışma içerisine giriyor” olmasıdır.

Burada öncelikle saptamamız gereken şey, çocuğun çalışması gerektiği halde çalışmadığı zaman dilimindeki psikolojisidir.

Yaptığımız araştırmalarda çocuğun bu gibi durumlarda çok yoğun bir çatışma içerisine girdiğini gördük.

Bu çatışmayı iki önemli başlık altında toplayabiliriz:

I. Çalış-çalışma dinlen çatışması

II. Çalış-boşver çalışma çatışması

ÇALIŞ-ÇALIŞMA DİNLEN ÇATIŞMASI

Çocuğun sizinle çatışmadan çalışması için bu çalış-dinlen çatışmasının nelerden kaynaklandığını saptayıp o nedenlerin üzerine gidilmesi gerekmektedir.

Peki çalış-dinlen çatışmasına yol açan etkenler nelerdir?

Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

a) Dinlenmeden aralıksız bir şekilde çalışmak.

b) Beynin aktivite ihtiyacını karşılamamak.

c) Yeterince ve kaliteli uyku alamamak.

d) Ailenin yeterince ve sağlıklı bir şekilde çocukla iletişim kurmaması.

e) Çocuğun arkadaşları ile doyurucu iletişim kuramaması.

f) Beynin hep aynı tür yaşantı mesajları alması.

g) Beynin basit ama çok farklı uyarıcılarla uyarılamıyor olması.

Yukarıda aktarmaya çalıştığımız nedenleri aslında tek bir başlık altında toplayabiliriz: “Çocuğun beyninin sadece, bilgi toplayan ve bunu işleyen kısmının doyurulmasına karşılık, beynin diğer ihtiyaçlarının karşılanmaması nedeniyle, beynin öğrenmeden sorumlu olan kısmının baskı altına girmesidir.”

Çalış-çalışma dinlen çatışması yaşayan öğrencinin en belirgin ve ayırt edici davranışı ders çalışmadığı zaman, daha huzurlu olmasıdır. Bu durumda çocuk çok büyük bir gerginlik yaşamaz ve genellikle televizyon izler, bilgisayara yönelir, arkadaşları ile iletişim kurar.

Çocuk çalışmayıp aktivite içine giriyorsa ve bu da eğer onu rahatlatıyorsa, ailelerin bundan dolayı bir paniğe kapılmaması gerekmektedir.

Bu gibi durumlarda aileler çocukları ile ilgili “çalışmıyor ama arsız olduğu için hiç üzülmüyor” yorumunu yapıp, kendileri de büyük bir korkuya kapılarak, çocuğu tehdit veya kötü gelecek senaryosunun yarattığı korkuyla çalışma masasına çekmeye çalışıyorlar.

Zaten çatışma yaşayan çocuk bir de ailenin belirgin hale getirdiği, korku ve tehdit ile başbaşa kalınca, agresif bir tutum içerisine girebiliyor.

Bu da ailelerin, “çalış demezsek çalışmıyor, çalış dersek bizimle çatışıyor” şeklindeki yakınmalarına yol açıyor.

Çalış-çalışma dinlen çatışmasını ortadan kaldırmanın tek yolu; çocuğun gerek evde, gerekse de aktivite içerisinde dinlenmesini sağlamaktır.

Ama bunun için ailenin, bu aktiviteleri boşa harcanan zaman olarak algılamaması gerekmektedir.

ÇALIŞ-BOŞVER ÇALIŞMA ÇATIŞMASI

Öğrencinin adeta çalışmaktan korkması anlamına gelen bir davranıştır bu.

Öğrenci bilgiyle ya da soruyla yüzleştiği, karşılaştığı anda, çok büyük bir başarısızlık korkusuyla adeta acı çekmeye başlar.

Beyin öğrenememe korkusuyla şiddetli bir şekilde uyarılır. Sürekli olarak vurguladığımız gibi beyin öncelikle korkuyu algıladığı için, bütün öğrenme kanalları tıkanır.

Beynimize gönderdiğimiz bilgiler önce beynimizin amiğdala denilen kısmına gider. Amiğdala, dışarıdan gelen bu bilgilerin korkulacak yanlarının olup olmadığını sentezler. Eğer korku ve tehdit algılarsa, o bilgiyi reddeder.

İşte masaya oturup ders çalışmak isteyen öğrenci, beyne yönelttiği bilgileri ve soruları bir tehdit gibi algılarsa, asla çalışmasını sürdüremez.

Bu yukarıda da ifade ettiğimiz gibi öğrencinin çalış-boşver çalışma çatışması içerisine sürüklenmesine yol açar.

Öğrencinin akademik anlamda sorun yaşıyor olması, yani daha dar bir tanımlama ile bilgi eksikliklerinin bulunması, onun masaya oturup saatlerce ders çalışmasını engelleyen bir durum olarak karşımıza çıkar.

Çalış-boşver çalışma çatışması yaşayan çocuk, çalışmamaktan dolayı büyük bir ızdırap yaşar. Gergin, MUTSUZ VE HUZURSUZ OLUR. Çünkü problem, çalışmaması değil, öğrenemiyor olmasıdır.

Bu öğrenciler, “çalışmama rağmen başarılı olamıyorum” düşüncesine kapılarak, kendilerini kapasitesiz diye ilan ederler ve büyük bir gelecek ve güvenlik kaygısına kapılırlar.

Bu gibi durumlarda yapılması gereken şey; öğrenciye doğru çalışma programının yapılmasıdır. Ders dinlemenin, hep aynı konuya aynı şekilde çalışmanın öğrenmeyi sağlamadığı bilinmeli ve öğrenmeye dayalı plan ve programlar yapılmalıdır. (1)

Ailelerin, öğrencinin kendi içerisinde bir çatışma yaşarken çalışamayacağını, çalışsa da öğrenemeyeceğini unutmamaları gerekir.

Çocuğunuza onunla çatışmaya girmeden ders çalıştırmak istiyorsanız aşağıda başlıklar halinde verdiğimiz noktalara da dikkat etmeniz gerekmektedir.

– Çocuğa sadece çalışmamasının neden yanlış olduğunu söylemeyiniz. Ona ne yapması gerektiğini de söyleyiniz.

– Çocuğa “yaparsan yaparsın” kuralını koyunuz ve derslerine çalışması halinde onun en sevdiği şeyleri yapmasına müsaade ediniz (bilgisayar gibi).

– Çocuğunuz lise yıllarında ise onun hedeflerini ne olursa olsun onaylayınız.

– Çocuğa mutlaka düzenli çalışma alışkanlığı veriniz. Bu ancak plan ve programlı çalışma ile mümkün olabilir. Bir çalışma düzeni olmayan çocuğun, çalışma saatleri belli olmadığı için ona yapılan müdahaleler hep çatışmayla sonuçlanır.

– Çocuğu çalıştırmak için ona ödül vermeyin. Bu onda görev ve sorumluluk bilincinin oluşmasını engeller.

– Onunla hatasını tamamladıktan sonra konuşun. Bilgisayarın başından kaldırmayın. O, bilgisayarın başından kalkınca konuşun.

Bu uzun konuyu sizlere kısaca anlatmaya çalıştık. Umarım başarılı olmuşumdur.

Hoşça kalınız.

Dipnot:

(1) Daha önceki yazılarımızı dikkatlice okumanız halinde “öğrenmeye dayalı plan ve programın nasıl yapılacağı” bilgilerine rastlayabilirsiniz.

Süleyman BELEDİOĞLU

editor

2006 yılından bugüne polis olmak isteyenlerin rehberi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir