PMYO Mülakat Sınavı için Atatürk İlkeleri

PMYO Mülakat sınavında adaylara Atatürk ilkelerinden sorular sorulabilmektedir. Yazımızın devamında Atatürk ilkelerini açıklamaları ile görebilirsiniz.Dikkatle inceleyip kısa notlar çıkarınız. Editör abiniz…

Cumhuriyetçilik ilkesi Tanımı :

“Yönetim biçimi olarak millet egemenliğine dayalı, cumhuriyet rejimini öngörmek ve bunu bir yaşam biçimi olarak benimsemektir. ”

Cumhuriyetçilik ilkesinin esasları

Cumhuriyet; millet egemenliğine dayalı bir siyasi rejim yani

Demokrasidir. Demokrasinin kul, mürit veya tebaa değil, birey ve vatandaş

Bilincinde olan, yasalar karşısında hak ve sorumlulukları nı

Bilen bir insan tipi ile ayakta kalabilir. Demokraside; devletin ve milletin bütün eylem ve işlemlerinin hukuk kuralları çerçevesinde olur. Hiç kimsenin yasalara aykırı davranma ayrıcalığı yoktur. Demokraside, siyasi görüş sahibi olma, siyasi parti kurma ve periyodik olarak yapılan seçimlere katılma özgürlüğü vardır. Demokrasilerde seçme ve seçilme özgürlüğünün ayrım gözetilmeksizin herkese tanınır. Demokraside dil, din, mezhep, cinsiyet ve siyasal görüş farkı gözetilmeksizin herkes yasalar önünde eşittir. Cumhuriyetçiliğ e candan bağlı bir birey; anayasa, yasa ve diğer hukuk kurallarına uyması gerekir. Anayasada belirtilen hukuk devleti, sosyal devlet, atatürk milliyetçiliği, insan haklarına bağlı devlet gibi cumhuriyetin temel niteliklerini bir yaşam tarzı haline getirir.

Milliyetçilik ilkesi Tanımı :

” Kişinin içinde yaşadığı toplumu sevmesi, onunla gurur duyması, onun yükselmesi ve ilerlemesi için her türlü fedakarlığı yapmasıdır .”

Milliyetçilik ilkesinin esasları

Milleti oluşturan unsurlar; dil, kültür, ortak geçmiş ve birlikte yaşama azmidir. Atatürk milliyetçiliğinde ırk ve din, milleti oluşturan unsurlar arasında sayılmaz, sadece ortak kültürü şekillendiren unsurlar olarak ele alınır. Atatürk milliyetçiliği ;birleştirici, bütünleştirici ve kaynaştırıcıdır.Irkçı lık gibi, ayrıştırıcı yaklaşımlar reddedilir.Atatü rk milliyetçiliğinde bireyler, kendi çıkarlarından önce milletin çıkarlarını gözetir.”Ne mutlu Türk’üm diyene” vecizesinde ifade edildiği gibi kendini Türk hisseden herkesi Türk olarak kabul eder.Atatürk milliyetçiliği’ ne benimsemiş bir birey,geçmişteki tarihi bağlardan güç alarak kendi milletinin tarihiyle gurur duyar.ancak diğer milletleri küçümsemez.Atatürk milliyetçiliği; günümüzde çağdaş ve modern devlet ve toplum yapılarının benimsediği”kü ltür milliyetçiliği” dir.Irkçı ve şoven milliyetçilik anlayışları tarihten günümüze (Bosna, Kosova ve Kafkasya örnekleri gibi) insanlığa kan gözyaşı ve yıkım getirmiştir.

‘Kültür milliyetçiliği” insanlığın barış, huzur ve refah içinde yaşamasını öngörür.

Gereksiz yanan bir ışığın söndürülmesinin boşa akan bir musluğun kapatılması ve devlet malının korunması Atatürk milliyetçiliğinin bir gereğidir.

Halkçılık ilkesi Tanımı :

Kişilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar önünde eşit olması ve halkın devlet için değil devletin halk için var olmasıdır. Kısaca “halkın halk tarafından, halk için idaresidir”

Halkçılık ilkesinin esasları

Halkçılık ilkesinde insanlar dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar önünde eşittir.Toplumsal sınıf kavramının yerine meslek gruplarının varlığını savunur.toplumsal grupların çatışmasını değil,meslek grupları’nın dayanışmasını öngörür.Yönetim biçimi olarak demokrasiye dayalı cumhuriyet rejimini öngörür.Devlet; her türlü eylem ve işlemde halkın çıkarını gözetir.Atatürk inkılaplarının hepsinin halkçılık ilkesi çerçevesinde, halkın yararları gözetilerek yapılmıştır.halkçı lık ilkesine göre ülkemizde;ilkokuldan , üniversiteye kadar halka ücretsiz eğitim ve eğitimde fırsat eşitliği tanınmıştır.Halkçı lık ilkesine göre ülkemizde;ihtiyacı olanlara devlet hastanelerinde ücretsiz sağlık hizmetleri verilir.

Halkçılık ilkesine göre ülkemizde; ücretsiz kültür hizmetinin devletin ana görevlerinden biridir. Halkçılık ilkesine göre ülkemizde; halkın ihtiyacı olan altyapı yatırımlarının tümü devlet tarafından yapılır. En ücra köylere kadar okul, sağlık ocağı, yol, elektrik, su ve sulama hizmetinin, hiçbir çıkar gözetilmeksizin yapılan bir halkçılık ilkesi uygulaması olduğu bilinmelidir.

Laiklik ilkesi Tanımı :

“Kişi, Toplum Ve Devlet Yaşamına Egemen Olan Kuralların Tümünün Akla Ve Bilimsel Gerçeklere Dayalı Olması, Bireylerin Hiçbir Baskı Altında Olmadan Dinsel İnanç Ve İbadetlerinin Gereğini Yerine Getirebilmesidir. ”

Laiklik ilkesinin esasları

Laikliğin ancak demokratik yöntemlerde uygulanabilir. Laikliğin somut uygulama biçimi anayasamızın 24 üncü maddesinde açıkça belirtilmiştir. ( Türkiye cumhuriyeti anayasası madde 24 :” herkes,vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir…ibadet dini ayin ve törenler serbesttir.kimse, ibadete,dini ayin ve törenlere katılmaya,dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz,dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz… .Kimse,devletin sosyal,ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa,din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun,dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.” )   Laiklik; temel hareket noktası olarak aklı ve bilimi temel alır.   L aik ülkelerde akla ve bilime dayalı olan pozitif hukuk kuralları uygulanır.   D insel hukuk kurallarının dogma olduğu için güncelleştirilemez, dolayısıyla geçen dönem içinde geçerliğini yitirerek toplum ve devlet yaşantısının ihtiyaçlarına cevap veremez. Laik bir devlette herkes istediği dini ve inancı seçebilir, istediği dini ayin ve töreni yapabilir. Hiç kimse, dini ayin ve törenlere atılmaya veya katılmamaya zorlanamaz. Hiç kimse, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz . Hiç kimse, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz veya suçlanamaz.

Dini inanç, ibadet ve kanaat özgürlüğünün devlet tarafından güvence altına alınır. Buna aykırı hareket edenler, Türk ceza kanununun ilgili maddelerince yargılanarak cezalandırılır. Laiklik, aklı kullanma becerisini en üst düzeye çıkaran bir anlayıştır.      Her türlü akıl ve bilim dışı hurafe laiklik tarafından reddedilir. Laiklik ilkesi; bütün gelişmiş devlet ve toplum yapılarının ortak anlayışıdır.

Devletçilik ilkesi Tanımı :
“Türk toplumunun ve devletinin ekonomik ve sosyal kalkınmasını gerçekleştirmek için devlet işletmeciliği ile özel sektör işletmeciliğinin birlikte ve uyum içinde çalışmasıdır.”

Devletçilik ilkesinin esasları

Devletçilik ilkesi; Atatürkçü düşünce sistemi’nin ekonomi teorisidir. Devletçiliğin ana hedefi, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasını ivedilikle gerçekleştirmektir.         Devletçilik; devlet işletmeciliği ile özel sektör işletmeciliğinin birlikte ve uyum içinde çalışmalarını öngörür. Cumhuriyetin ilk yıllarında yeterli sermaye birikimi olmadığı için özel sektör tarafından yeterli yatırım yapılamamış, bu boşluğu devlet doldurmuştur.

Günümüzdeki güçlü ekonominin temelleri, cumhuriyetin ilk yıllarında devletçilik sayesinde atılmıştır. Devletçilik ilkesi sayesinde Türkiye ekonomisi, günümüzde, dünya sıralamasında 17 nci sırada yer almaktadır. Devletçilik anlayışı; özel sektör işletmeciliğine karşı değildir. Tam tersine Türk özel sektörü devlet eliyle oluşturulmuştur. Devletçilik ilkesi çerçevesinde, günümüzde devlet özel sektörün başarabileceği alanlardan çekilebilir. Atatürk’ün devletçilik anlayışı, özelleştirmeye karşı değildir. Akıl, bilim ve toplumsal gerçekler özelleştirmeyi öngörüyorsa buna karşı çıkmaz. Devletçilik ilkesi çerçevesinde, devlet; stratejik ve altyapı yatırımlarından vazgeçemez. Devletin gap projesi, enerji santralleri, karayolları, demiryolları, limanlar, havalimanları , elektrik ve su projeleri yapması, özel sektörün yatırım yapmadığı bölgelere devletin yatırım yapması devletçiliğin ölmediğinin en güzel örnekleridir.

İnkılâpçılık ilkesi Tanımı :

“Atatürkçü düşünce sistemi’ne dinamizm kazandıran ilkedir. Toplumun ihtiyaçları doğrultusunda çağın, aklın ve bilimin gerektirdiği yeniliklerin en kısa zamanda yapılmasını savunan ilkedir.”

İnkılâpçılık ilkesinin esasları

İnkılâp, devlet ve toplum düzenindeki aksayan kurumları kaldırarak yerlerine ihtiyaca cevap verebilecek yeni kurumların oluşturulması anlamına gelir. Bu günkü demokratik, laik ve çağdaş devlet ve toplum yapısına Atatürk inkılâpları ile geçilmiştir. Köhnemiş ve geçerliliğini yitirmiş, topluma yarardan çok zarar getiren kurumların kaldırılıp atılarak yerine aklın ve bilimin doğrultusunda yeni kurumların getirilmesi inkılâpçılığın en önemli gereğidir. İnkılâbın durağan değil, sürekli ve dinamik bir biçimde uygulanması gerekir. Dünyanın sürekli değişmekte ve bu değişen şartlara ayak uydurmak devletimiz ve milletimiz için en önemli zorunluluktur. Atatürk inkılâplarını çağın koşullarına göre geliştirmeyip aynı şekilde korumak Atatürkçü düşünce sistemi ve inkılâpçılık ilkesine aykırıdır. 20 nci yüzyılda ortaya çıkan bütün ideolojilerin yıkılmasına rağmen Atatürkçü düşünce sisteminin dimdik ayakta durması gerçeği, inkılâpçılık ilkesinin dinamik yapısından kaynaklanmaktadı r. İnkılâpçılık ilkesine göre;”değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir”. İnkılapçılık ilkesinin yaşatılması ile Atatürkçü düşünce sistemi ve bu sistemi oluşturan Atatürk ilkeleri çağlar değişse de geçerliliğini ve önemini yitirmeyecektir.

editor

2006 yılından bugüne polis olmak isteyenlerin rehberi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir