Polis Adayları İçin Boy Uzatma Uzman Yorum

Boy uzutma konusu ile ilgili uzman bir doktorun hastasına yazdığı yorumu yazımızın devamından okuyabilirsiniz.

Merhaba ben Burak 15 yaşındayım Lise 2ye geçtim 1.57 boyum var ve ben bundan cok mutsuzum 1 aydır yaz tatiline girdik muntazam bir şekilde boy uzatma çalışmaları yapıyorum evde her yürüdügümde zıplıyorum yukarıya dogru her kapının eşigine tavana degmeye calısıyorum ve balkondaki bir demire asılıp barfiks cekiyorum beslenmeme dikkat ediyorum peynir yiyorum bol bol günde 750 gr fln süt içiyorum ama 1 aydır her gün boyumu ölçüyorum bazı günler uzun cıkıyorum [1 hafta uzunum] diger hafta hep aynı yerde kalıyorum aşşagıya cekiyorum sabah ta uzun oluyorum akşama dogru kısalıyorum bu uzadıgıma işaret mi ve daha boyum uzar mı böyle 3 yıl daha gidersem boy uzatmaya çalışırsam !!! Annemin boyu kısa 1.45 babamında 1.65 ama annemle babam küçükken çok agırlık taşımışlar cok çalışmışlar çok agırlık çekmişler annem ve babamın boyu bundan kısa kalmış olabilir mi ? lütfen sorularmıa cevap arıyorum ve bu yaştan sonra boy uzar mıyım bunları yaparsam?

 

Doktor Yorumu


Normal boy uzaması genetik, beslenme ve hormonların uygun etkileşimi sonucu olur. Hormonlar içinde özellikle büyüme hormonu önemli olup tiroid hormonu, kortizol, seks hormonları da büyüme üzerine etkileri olan hormonlardır.

Boyun genetik olarak belirlenmesi esas olarak anne ve bebek boylarının ortalamasına dayanmaktadır. Yapılan araştırmalar erkek çocukların bu ortalamanın biraz üstüne kız çocuklarının da biraz altında kaldıklarını göstermektedir.

Büyüme eğrileri doktorlara bebeğin hangi noktada normalden ayrıldığı konusunda, anne ve babanın ölçüleri ( boy ve kilo) çocuğun beslenme durumu ve genel sağlık durumu da dikkate alınarak, inceleme gerekip gerekmediği konusunda yol gösterirler. İlk yıl boyunca büyüme sıçramalar halinde gerçekleştiği için büyümenin çok az ya da çok fazla olduğunu gösteren tek bir ölçüm önemli olmayabilir. Yine de bir uyarı olarak dikkate almalıdır.

– Boyun 3. persentil altında olması
– Büyüme hızının yavaş olması (örneğin 4-10 yaş arasında yılda 5 cm altında olması)
– Boy büyüme eğrilerinde düşme olması
– Büyüme hızının :
– 2-3 yaşta yılda 8 santimetreden kısa olması
– 3-4 yaşta yilda 7 santimetreden kisa olmasi
– 4-9 yaş arasinda yilda 5 santimetreden az olması
– Anne baba boyuna göre çocuğun beklenen boyunun kısa olması
“boy kısalığı” olarak tanımlanmaktadır.

Boy kısalıkları genel olarak
1)normal boy kısalıkları
2) normal olmayan boy kısalıkları olarak ikiye ayrılır.

Normal boy kısalıkları ise kendi içinde genetik ve ailesel tipte boy kısalığı olarak iki şekilde görülebilir.
1- İyi beslenen kilosu normal veya normalin üstündeki çocuklarda büyümenin yavaşlaması:
Bunlar genellikle hormonal bozuklukları olan çocuklardır. Bu çocuklarda hormonal tetkiklerin yapılması gerekir.
2- Zayıf çocukta büyüme hızının yavaşlaması:
Kilosu yaşina göre düşük olan çocukta boyun kisa olmasinda tibbi durumlarin düşünülmesi gerekmektedir.

Örneğin:
• Uzun süreli ishal olması
• Sindirim sistemi hastalıkları
• Böbrek hastalıkları
• Beslenme bozuklukları
• Diğer sistemik hastalıklar

• Kısa boylu ama büyüme hızı normal olan çocuk:
Bu çocuklar genellikle ailesel veya genetik olarak boy kısalığı olan çocuklardır.
• Ailesel boy kısalıklarında özellikle ilk 3 yaşta büyüme hızlarında yavaşlama olur, genellikle kilo alımı ve boy uzamasındaki azalma birbirine paralel seyreder. Ergenlik öncesi dönemde normal veya normale yakın büyüme hızı gösterirler. Bu çocuklarda kemik gelişimi ve ergenlik dönemine girme de gecikir. Ergenlikte nihai boylarına ulaşmakla birlikte ebeveyn boyundan daha kısa olurlar. Bu çocuklarda başka hiçbir tıbbi anormallik yoktur. Ailelerinde de benzer büyüme özelliği saptanır. Erkeklerde daha sık olmak üzere kız çocuklarında da görülür.
• Genetik boy kısalıklarında çocukların doğumda boyu ve kilosu normal olup bunlarda büyüme hızı ilk 2 yaşta azalıp daha sonra genetik potansiyellerine uygun büyüme eğrisine paralel gider. Nihai boyları anne baba boylarına uygundur. Ergenlik başlama yaşı normal olup kemik gelişimleri yaşlarına uygun seyreder.

Ailede boy ortalaması uzun değil diye çocuğun boyunun kısa kalmasına seyirci kalmamak gerekir. Doğru tedavi yöntemiyle uzatılması gerekir.

Boyun normal veya kısa olup olmadığının belirlenmesi gereklidir.

Anne-babalar çocuklarının boyunu yaşıtlarıyla karşılaştırarak veya kıyafetlerine göre değerlendirebilirler. Yıllık büyüme hızı, en hızlı olduğu dönemde yani, ilk bir yaş içinde 25 cm’dir. İkinci yaşta ise 12 cm, okul öncesi dönemde 6-8 cm, buluğ çağına kadar da ortalama 5- 6 cm olmalıdır. Ergenlik de hızlı büyüme dönemidir. Bir çocuk ergenlik öncesinde, yılda 5 cm’den az büyüyorsa, büyüme eğrisinde aynı çizgide devam edemiyor ve geride kalıyorsa; ’sorun var’ diyebiliriz. Okulların açıldığı bu dönemde çocukların durumuna bakmak gerekir. Törenlerde sıraya girdiklerinde, bu yıl arkadaşlarına göre daha da kısa görünüyorsa bir doktora başvurmakta fayda vardır.

Kemik yaşı boy kısalığı konusunda belireleyici rol oynar.
Esas biyolojik yaşı, kemik yaşıdır.

Erişkinler için kemikleşme noktalarının kapanma sınırı; kız çocuklarda 18, erkek çocukta 19 yaştır. Kemik yaşı, el bilek kemiklerinin röntgeni çekilerek belirlenir.
Anne-baba boyuna göre çocuk boyu hesaplanır.

Çocuğun cinsiyetine göre, ideal olarak kaç santim olacağını hesaplamak gerekir. Yine büyüme çizelgesine göre, kız çocuk için hedef boy; annenin boyu aynen yazılır, babanın boyundan 13 cm. çıkarılır ve çizelgenin 18 yaş hizasına bakılarak beklenen ideal boy söylenebilir.

Erkek çocuk için; annenin boyuna 13 cm eklenir, babanın veriyor. Pahalı bir tedavi ama tedavi kurumları bunu karşılıyor. Günde bir kez enjeksiyon yapılıyor; iğneli enjektörlerle beraber iğnesiz enjektörler de kullanılıyor. Kalem şeklinde aletlerle, çocuklar da kendilerine bunu kolayca uygulayabiliyor. Önce aileyi ve çocuğu eğitilir. Genellikle gece yatmadan önce tek doz şeklinde uygulanır. Uzun süreli bir tedavidir…Çocuk nihai boya ulaşana kadar tedaviye devam edilir.
Bu tür sorunu bulunan çocuklar uzayabilir..
Çocuklarda büyüme hormonu eksikliğinin tedavisini devlet kurumları karşılıyor. Bu tedaviler günümüzde hem çok basit, hem de çok başarılı sonuçlar veriyor. Fakat daha uzama potansiyeli olmasına rağmen kız çocukları için 1.55, erkekler için ise 1.65 cm gibi bir sınır koyulmuş.
Yani; boyu 1.55 cm’e ulaşmışsa, tedavi hakkı bitiyor.
Halbuki boy ortalaması kız çocukları için 1.62. Öyleyse bu çocuklar niye bu kadar uzama hakkına sahip olmasın?
Gerçi 10 yıl önce 1.50 idi ama bugün 1.55 cm bile bugünkü jenerasyona göre azdır.

Dünyada erişkin boyuna ulaşmış kabul edilme kriteri; büyüme hızının 2 cm’in altına düşmesi. Bizde ise büyüme hızı 5 cm’in altına düşmüş hastanın tedavisi kesiliyor. Hiç olmazsa 3 cm kabul edilebilir bir sınır olabilir.

Dikkat edilmesi gereken bazı konular vardır.

* İdeal bir takip için en az iki ölçüm yapıp bir yıllık büyüme hızına bakın.
* Yaşıtlarına göre karşılaştırma yapın.
* Kıyafetlerinin ve ayakkabılarının küçülüp küçülmediğini izleyin.
* Evde, duvarda oluşturulan basit bir boy çizelgesi ile büyümeyi takip edin.
yaşınızın 15 olması nedeniyle , bundan sonra boyunuzun uzaması çok az olarak cereyan edecektir.. çünkü kemiklerde büyüme hücreleri 18 yaşına doğu tamamen kapanır..bundan sonra en iyi ihitimalle 2-3 cm. uzama belki olabilir..

kalsiyum , fosfor ve d vitamininden zengin süt ve süt ürünleri yanında , balık ve baklagiller yemenizi ve basketbol – voleybol gibi sıçrayıcı sporlar yapmanızı öneririm..

halter , güreş gibi sporlar ; boy uzamasına mani olan sporlardır ve yapılmaması gerekir..

ayrıca güneş banyosu yapmanızda yarar vardır. çünkü güneş ışığında bulunan ultraviyole ışınları büyümede faydalıdır.

esasen , ülkemizde boy ortalamasının 1.67 civarında olduğu göz önüne alınacak olursa , boyunuzun tamamen normal hatta uzun olduğu bile söylenebilir.
boy uzunluğu konusunda fazla takıntı yapmamanızı öneririm… Tıpta o kadar önemli ve çaresiz hastalıklar ve sakatlıklar vardır ki , boy kısalığı bunlar yanında koca bir sıfır olarak kalır. endokrinolojik bir hastalığınız olsaydı , boyunuz 110 cm olurdu…
halimize şükür etmesini bilelim… böyle ufak konulara kafanızı takmamanızı öneririm…
sağlıcakla kalın.

Dr. Ümit Hazar

kaynak

editor

2006 yılından bugüne polis olmak isteyenlerin rehberi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir