Polis olmak…

POMEM Mezunu Türkçe Öğretmeni Polis,Polisliği öyle içten yazdı ki.

 


Tarifi çok zordur, başka hiçbir hisse benzemez polis olmak…
Polis olmak yeminle değil, boğazından geçen her lokmadan önce devletimiz varolsun dediğin an başlar…

Şehit polislerin hayat hikayelerinin asılı olduğu çerçeveler vardır, polisokulu kütüphanelerinde, spor salonlarında…

Daha önce 45 saniyeliğine televizyonda haberini gördüğün ismini çoktan unuttuğun birisini o çerçeveyi gördüğün ilk anda yeniden hatırlarsın…

…15 günlük polisken teröristlerin açtığı ateş sonucu… olay yerinde… canlı bombayı farkedip…. üzerine atladığında… bina içerisindeki 40 kadar polisin hayatını kurtarıp…. evli ve 2 çocuk babası…

Mezun olduğunda 15 gün gelip geçtiğinde, evlendiğinde, ikinci çocuğun dünyaya gözlerini açtığında aldığın her nefeste nefes alabiliyor olmanın tuhaf bir neşesi vardır, sevinemezsin bile hayattan alacaklısındır…

Bazen kendi ruhuna bakarsın uzaktan, değişen şeyler, psikolojin…

Silahlı çatışma anons edilir telsizden, silahlar vardır, silahlar öldürür, ”anlaşıldı yakınız” dersin, iki kelimelik soğuk bir cevap, yine aynı anlamsız guiza muhabbeti devam eder…

Diğer insanlar birbirine bakarken, uzun, yuvarlak, esmer, beyaz, güzel, çirkin yüzler görür arkasındakileri göremeden…

İnsanların yüzlerine bakınca hırsızlar, hainler, görürsün…

Ölenler görürsün, bazen ölmek üzere olup bir türlü ölemeyenler, gözlerini kapattığında bile görürsün, Serpil’i görürsün, 1984 doğumlu Göle nüfusuna kayıtlı, kara kömür gözlü, karnından pompalı tüfekle vurulmuş, ölmüş bir insanla tanışmak ölmekte olanlarla tanışmaktan daha tahammül edilebilirdir…

Küçük bir çocuk selam çakar en afillisinden, bir siren çakarsın selama mukabil, çocuk dünyanın en mutlu çocuğudur artık…

Ama sevinemezsin işte hayattan alacaklısındır…

Anlamsızlaşır sorular, karambole yaşar herkes, yaşamakla ölmek arasındaki fark nefes alıp almamak değil hangisini daha çok sevmeye başladığınla ilgilidir…

Ölüm üzerine espri yapılabilecek kadar yakındır, üzerine ateş edildiğinde sana ateş edildiğine değil tamirden yeni çıkan ekip otosunun kevgir olduğuna üzülürsün…

Modern zamanların gladyatörüsündür, köle pazarındaki gibi, beğenilirsen…

Toz, toprak, ter, kan, gözyaşı birbirine karışır…

Modern zamanların gladyatörleri gibi, hayattan her daim alacaklı…

Herkes hayranlıkla seyreder sen yürürken, çocuklar için süper kahramanların ete kemiğe bürünmüş halisindir, yaşlılar için geçip gitmiş gençlik…

Genç kadınların gözleri tutuşur sana bakarken,

Modern zamanların gladyatörleri gibi, heyecanlanırlar, yarın ölebilecek bir insanla konuşuyor olmak heyecanlandırır…

Yüzüne bakanlar orta yaşlarda ama kendisine iyi bakmış zannederler, oysa genç ama orta yaşlarda görünen kimselerdir bütün polisler…

Kırlaşmış saçlarınla acılarını bilmeyenler sana ”cool, karizmatik” gibi sıfatlar takadursun, her beyaz ayrı bir dramadır bu perdede….

editor

2006 yılından bugüne polis olmak isteyenlerin rehberi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir