‘Proaktif yakalama’ dönemi başlıyor

Bazı Avrupa ülkelerinde ve ABD’de de uygulanan bu hüküm, polise eylem yapma ya da olay çıkarma ihtimali olan kişileri yargı kararı olmadan gözaltına alma yetkisi tanıyor. Bu diğer ülkelerde daha çok maçlarda holiganların ve ırkçıların şiddet ihtimali ortaya çıktığında kullanılıyor. Kamu düzenini bozmaya yönelik girişimlerde ve terörde de bu madde işletiliyor.

Bülent AYDEMİR/HABERTÜRK

İŞTE YENİ İÇ GÜVENLİK PAKETİ

Yakalama, bir kişinin hâkim kararı olmadan, geçici bir süre için özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geliyor ve “önleme yakalaması”, “proaktif yakalama” ve “adli yakalama” olarak üçe ayrılıyor. Önleme yakalaması tedbiri, kamu emniyeti ve kamu düzeninin korunması için gerekli olan hallerde alınıyor. Uzak bir tehlikenin önlenmesi için alınan tedbire önleme yakalaması, henüz işlenmemiş bir suçun önlenmesi için alınan tedbire “proaktif yakalama”, suç işlendikten sonra, şüpheli veya sanığın ele geçirilmesi için yakalamaya ise adli yakalama deniliyor. Bunlara Kabahatler Kanunu’nda yer alan, “kontrol altında tutma” yani sadece sarhoşluk kabahatlerini işleyenleri kapsayan yakalama türü de eklenebilir.

UYGULAMA NASIL OLACAK?

Peki polis, bu yetkiyi nasıl kullanacak? Polis, 24 saatlik gözaltı kapsamında, istihbaratlar doğrultusunda, şiddet içerikli büyük toplumsal eylemler, toplumu terörize etme girişimleri, yakıp yıkma eylemleri, holiganizm girişimleri öncesinde önceden tespit edilen isimleri gidip evlerinden ya da bulundukları yerden toplayacak ve olaylar yatışana kadar gözaltında tutacak. Bunun için yargı kararı yerine vali yardımcısının “genel” talimatı yeterli olacak. Türk hukuk sistemine ilk kez girecek bu uygulama ile Kobani eylemleri, Bingöl’de polislerin şehit edilmesiyle diğer terör ve şiddet amaçlı girişimlerin önüne geçilmiş olunacak. Toplumsal olayları yakıp yıkmaya bahane eden “kadrolu” eylemciler kontrol altında tutulacak. Yani suçun, işlenmeden önlenmesi amaçlanıyor.

ANAYASA’NIN 19. MADDESİ

Anayasa’nın 19. maddesi, bütün özgürlük kısıtlamalarında hâkim kararını zorunlu kılıyor. Ancak milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık ve ahlak, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi sebepleriyle gecikmesinde sakınca bulunan hallerde “kanunla yetkili kılınmış mercinin” yazılı emrini zorunlu kılıyor. İşte bu tür olaylarda yazılı emri vali veya yardımcısı verecek. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 7 Haziran 2013’te Almanya’yı mahkûm ettiği Henrik Ostendorf kararında ise “önleyici gözaltı” kararına karşı çıkmamasına rağmen, “yargı önüne çıkarma amacı olmadan kimsenin gözaltına alınamayacağına” hükmetti. Bu kararı da hatırlatmakta fayda var. Habertürk

editor

2006 yılından bugüne polis olmak isteyenlerin rehberi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir