SINAV HEYECANI

Sınav heyecanı her öğrencinin en büyük problemidir. Bu heyecan yüzünden öğrenciler uykusuz kalabilir, yemek dengeleri bozulabilir ve en önemlisi bildikleri soruların cevabını unutabilirler.

Heyecanın en büyük sebeplerinden birisi korkudur ve korkunun kaynağı sınava girdiğimizde sonucun bizim kişiliğimizi, yeterliliğimizi, değerimizi belirlediğini sanmakta yatar. Oysa sınavların tek amacı bilginizi ölçmektir. Eğer sınavdan başarısız olursanız, bunun tek anlamı bir dahaki sefere biraz daha çalışıp konu ile ilgili bilginizi arttırmanız gerektiğidir. Sınavı geçmemek ne sizin aptal olduğunuzu, ne yetersiz olduğunuzu, ne başarısız olduğunuzu ne de sizin utanç duymanız gerektiğini gösterir. Aşağıda sınav heyecanını azaltabilmeniz için kendi kendinize uygulayabileceğiniz bazı yöntemleri belirttim. Bunları başarmak için sürekli tekrar yapmanız faydalı olacaktır.

  • Negatif duygu ve düşüncelerden uzak durun. Çünkü bunlar sizin hedefinize ulaşmanızı engeller. Sınav dışında bir düşünce aklınıza geldiğinde, zihninize “DUR!”, “Şu anda değil, SONRA!”, “Şimdi işim var”, “Seni düşünmek istemiyorum”, “Bana zarar veriyorsun” gibi dikkatinizi dağıtabilecek her türlü duygu ve düşünceye karşı durmayı deneyin. Kendinize sadece sınav ile ilgili konuları düşünmek için izin verin.

  • Sadece bu günde kalmaya çalışın. Şu anda neyin önemli olduğuna konsantre olun. Gelecek ve geçmiş ile ilgili endişelerin zihninize girmesine engel olun. Örneğin geçmişte olmuş bir olayı düşünmek sizi hiç beklemediğiniz bir yolculuğa çıkarabilir. Suçluluk duygusu, pişmanlık yada birilerine karşı öfke duymaya başlayabilirsiniz, olayları farklı şekilde hayal etmeye başlarsınız ve diğer senaryoların nasıl sonuçlanacağını düşünürsünüz… Örneğin “arkadaşıma başka bir şey söyleseydim belkide bu kadar kötü kavga etmezdik… ” Diğer taraftan geleceğe yoğunlaşmak bu seferde sizi gelecekte seyahate çıkarır. Örneğin sınavdan başarısız olabileceğinizi düşünür, bunun sonucunda neler olabileceğini hayal etmeye ve akabinde korku duymaya başlarsınız. Bu sizin tüm pozitif enerjinizi yok eder ve bir anlamda başarısız olmanıza katkıda bulunur.

  • Eğer zihninizin dolaştığını farkederseniz gözlerinizi kapatın ve nefesinizi dinleyin… Vücudunuzu hissetmeye çalışın, nerde olduğunuzu, niye orda olduğunuzu kendinize hatırlatın ve bu güne geri dönün. Sürekli şu kelimeleri tekrarlayın: “konsantre ol, dikkatini ver, bu günde kal, hedefe kitlen, tek hedef var, geçmiş geçmişte kaldı, gelecek henüz olmadı.” Bu şekilde zihnininizin dolaşmasına engel olabilirsiniz.

  • Başarmanız gereken işe konsantre olun, sonuçlarına değil. Elde edeceğiniz notu düşünmek, başarısız olursanız neler olacağını hayal etmek en yaygın hatalardan birisidir. Sonucun iyi olması size ve dikkatinizi işe verip vermediğinize bağlıdır. Sınavda başarılı olmak için sorulara doğru cevap vermeniz gerek ve dolayısıyla tüm dikkatinizi sorulara yoğunlaştırmanız gerek. Eğer enerjinizin bir kısımını endişeler üzerine yoğunlaştırırsanız soruları çözmek için yeterince enerjiniz kalmaz.

  • Başarılı olacağınıza inanmanız gerek… “Ben bu sınavı başaracağım!” diyerek kendinize tekrarlamalısınız.. Doğru olabilir yada olmayabilir, ihtiyacınız olan vücudunuzu ve beyninizi bu gerçeğe inandırmaktır. Eğer korkularınız içinde bu işi yapamayacağınızı düşünürseniz, bir süre sonra vücudunuz size inanır ve gerçekten başarısızlığa yönelir.  Düşünce gücünü daha iyi anlamak için demir pamuk örneğini hatırlayın.  Çok hafif bir cismi demirden olduğunu ve çok ağır olduğunu düşünerek kaldırırsanız belinizi sakatlayabilirsiniz.  Aynı şekilde başarısız olacağınıza inanırasnız, başarılı olma ihtimaliniz çok zayıflar.

  • Arada bir kendinize dinlenme imkanı yaratmayı ihmal etmeyin. Gözlerinizi kapatın ve 10-20 dakika nefesinizi dinleyin. Bu arada düşüncelerinizin zihninizden akıp gitmesine izin verin. Hiç bir düşünceyi zihninizde tutmayın… Bazen hoşunuza giden bir varlığı gözünüzde canlandırmak zihninizi dinlendirmek ve dikkatinizi toparlamayı başarmanız için faydalı olabilir. Mesela en sevdiğiniz rengi gözünüzde canlandırmak ve 10 dakika hiç bir şey düşünmeden ona bakmak, yada gökyüzü, deniz, yeşil alan, bir ağaç, su, bitki, hayvan gibi doğadan ödünç alacağınız bir varlığa bakmak aynı şekilde dinlenmek ve zihninizi bir noktada toparlamayı öğrenmeniz için ideal bir çalışmadır.

  • Dışardan gelebilecek ve dikkat dağıtıcı tüm etkenleri zihninizden uzaklaştırın.  Sınavdan önce kimsenin sorununu dinlemeyin, televizyon ve radyodan uzak durun. Dış dünyadan ve günlük üzüntülerden, kaygılarından, endişelerinden, problemlerinden mümkün olduğunca kendinizi uzaklaştırın. Sadece sizi dinlendirecek müzikler dinleyin. Gerekiyorsa her yerde kulaklık ile dolaşın. Başkaları gelip size başka konularda konuşmak isterlerse “Şu anda bana bir şey söylemeyin, dikkatimi toplamam gerek, sınavdan sonra konuşuruz” diyerek uzaklaşabilirsiniz…

  • Sınavdan önce karnınızı ne çok fazla ne çok az doyurun. Aşırı yemek rehavete, az yemek açlığa yol açar ve dikkatiniz her ikisinde de dağılır. Yanınıza mutlaka bir şişe su alın ve ara ara bir yudum su almayı alışkanlık haline getirin. Vücudunuz aşırı heyecandan su kaybedecektir ve su vücudunuzun normal çalışmasına, heyecanınızın azalmasına yardım edecektir.

  • Dikkat ve heyecan bir birine çok yakın duygulardır ve sürekli etkileşim halindedir. Dolayısıyla sınav sırasında aşırı heyecandan uzak durmaya çalışın. Bu tür durumlarda derin derin nefes almak faydalı olacaktır. Heyecanlandığınızda kısa kısa nefes almaya başlarsınız, bu vücuda daha az oksijen gitmesine yol açar ve beyine yeterince oksijen gitmediği için verimli çalışamaz. Dolayısıyla heyecanlandığınızda derin derin iki nefes alın, gözlerinizi kapatın ve nefes alış verişinizi düzene sokmaya çalışın.

  • Sınava kadar ders çalışırken, arada bir kendinizi ödüllendirmeyi ihmal etmeyin. Örneğin ders çalıştıktan yada bir konuda koyduğunuz hedefi başardıktan sonra, kendinize bir ödül verin. Sevdiğiniz bir yiyeceği yemek, bir film seyretmek, yürüyüşe çıkmak, kendinize bir hediye almak gibi… Bu motivasyonunuzu arttıracak ve dikkatinizi daha rahat kontrol etmenizi sağlayacaktır. Unutmayın çoğu insan kendini ödüllendirmek yerine cezalandırma yöntemini uygular (farketmeden), örneğin günlerce saatlerce hiç durmadan çalışmaya kalkar, en ufak hatada kendine kızar, utanç duyar ve nefret eder, kendini başarılı olmak mecburiyetinde gibi düşünüp zorlar, zevk aldığı aktiviteleri yapmak için kendine izin vermez ve adeta bu süreci işkence haline getirir… Bu hem kişinin moralini bozar, hem enerjisini tüketir, hemde kendine olan güvenini yok eder.

  • Pozitif olmaya çalışın, başaracağınıza inanın, kendinize güvenin, arada bir kendinizi ödüllendirin, aynaya bakıp kendinize gülümseyin ve bu sınavın kim olduğunuzu değil sadece bilgi düzeyinizi test ettiğini unutmayın… Eğer geçemezseniz, demek ki kendinizi biraz daha geliştirmeye ihtiyacınız var demektir.

Gireceğiniz bütün sınavlarda bol şanslar ve başarılar diliyorum Çiğdem Alper

]]>

editor

2006 yılından bugüne polis olmak isteyenlerin rehberi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir