Danıştay Polis Koleji’nden Akademi’ye geçişi engelleyen yönetmeliği durdurdu

, öğrencilerinin doğrudan polis akademisine geçişini engelleyen yönetmelik değişikliğinin yürütmesini durdurdu.

Danıştay, polis koleji öğrencilerinin doğrudan polis akademisine geçişini engelleyen yönetmelik değişikliğinin yürütmesini durdurdu. Yönetmelik değişikliğinin Anayasa ve kanuna aykırı olduğu belirtilen kararda, yönetmeliğin polis kolejini kazanan ve kayıt olduğu tarihte yürürlükteki mevzuat çerçevesinde polis amiri olma amacıyla koleje giren, başarıyla bitiren ve okumakta olan öğrencilerin haklarını kısıtladığı belirtildi.

Kararda İçişleri Bakanlığı’nın ‘rütbeli amir sayısındaki fazlalığın önlenmesi için kontenjan ve sınav usulü düzenlendi’ savunması da yetersiz bulundu. “Söz konusu kontenjanın, polis kolejine öğrenci alımı esnasında ya da lise ve dengi okul mezunlarından öğrenci alımı esnasında ya da lise ve dengi okul mezunlarından öğrenci alımı hususunda belirlenmesi gerekeceği açıktır” denildi. Akademiye giremeyen polis koleji öğrencilerinin polis meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş ile meslek yüksekokuluna girmeyenlerin yüklenme senedinden muaf tutulacaklarına dair hükümlerin de yürütmesi durduruldu. Yürütmeyi durdurma kararı oy birliğiyle verildi.

3 Haziran 2014’te Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim Öğretim Yönetmeliği’nde yapılan değişikle, polis koleji öğrencilerinin polis akademisine geçiş hakları sınırlandırılmıştı. Önceki düzenlemede kolej öğrencileri sınavsız ve mülakatsız akademiye geçiş yaparken yönetmelik değişikliğiyle fiziki yeterlilik ve sözlü mülakat sınavı getirildi. Polis kolejinde okuyan ve bu yıl mezun olan öğrencilerin aileleri, kazanılmış haklarının ellerinden alındığını belirterek Danıştay 8. Dairesi’ne yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtı. Daire, 12 Eylül’de yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Kararda, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 19. Maddesinde polis kolejlerinin Polis Akademisi’ne öğrenci yetiştirmek üzere açıldığı, 4652 Sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu’nun 15. Maddesinde de Polis Akademisi’nin esas öğrenci kaynağının polis koleji mezunları olduğu, kolej mezunları ile tamamlanamayan ihtiyacın ise lise ve dengi okulların mezunları ile karşılanabileceği hatırlatıldı. İçişleri Bakanlığı’nın değiştirdiği 2008 tarihli Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim Öğretim Yönetmeliği’nin 10. maddesinde de, polis koleji mezunlarının fakülteye sınavsız olarak alınacağı, tamamlanamayan kontenjanın lise ve dengi okul mezunlarınca tamamlanmasının öngörüldüğü ifade edildi.

Kanunda hangi hallerde sınav yapılacağının açık bir biçimde düzenlendiği kaydedilen Danıştay kararında, “Polis Koleji mezunlarına yönelik olarak ise akademiye geçiş aşamasında zorunlu bir sınava tabi olacaklarına ilişkin yasama organınca bir kural getirilmediği, kolej öğrencilerinin eğitime alınma amaçlarının ise emniyet hizmetlerini etkin ve verimli bir biçimde yürütmek amacıyla polis amiri yetiştirmek olduğu görülmektedir” denildi.

4652 sayılı kanunun gerekçesine de yer verilen kararda, polis akademisinin esas öğrenci kaynağının polis koleji olduğunun belirtildiği, kontenjanın olması halinde lise ve dengi okul mezunlarından alım olacağı, ancak lise ve dengi okul mezunlarının alımına ilişkin özel şartların yönetmelikle düzenleneceğinin vurgulandığı anlatıldı.

Yönetmelik değişikliği ile kanundaki kolejlerin akademiye öğrenci yetiştirmek üzere açıldığı, esas öğrenci kaynağının kolej mezunları olduğu hükümlerine aykırı davranıldığı kaydedildi. Kararda şunlar vurgulandı: “Tamamen Polis Akademisi’ne öğrenci yetiştirmek üzere açılmış olan polis kolejinde okuyan ve mezun olan öğrencilerin, hukuki denetime de olanak vermeyecek şekilde mülakat ağırlıklı bir değerlendirmeye tabi tutulması ve fakülteye giremeyen öğrencilerin de 3201 sayılı Kanun’unn 19. Maddesi hükmüne açıkça aykırı olarak Polis Meslek Yüksekokullarına yerleştirileceklerine dair düzenlemelerde üst hukuk normlarına uygunluk bulunmamaktadır. Davalı idarece, değişikliklerin gerekçesi olarak emniyet teşkilatının amir ihtiyacının etkin ve verimli bir şekilde karşılanması, rütbeli amir sayısındaki fazlalığın önlenmesi ve Güvenlik Bilimleri Fakültesi’nin mevcut kapasitesi göz önünde bulundurularak kolej mezunları ile lise ve dengi okul mezunlarından alınacak öğrencilerle ilgili kontenjan ve sınav usullerinde düzenleme yapıldığı ileri sürülmekteyse de; özellikle 3201 sayılı kanunun 19. Maddesi hükmü karşısında söz konusu kontenjanın polis kolejine öğrenci alımı esnasında ya da lise ve dengi okul mezunlarından öğrenci alımı hususunda belirlenmesinin gerekeceği açıktır. Bu durumda, polis kolejini kazandıkları ve kayıt oldukları tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde polis amiri olma amacıyla Kolej’e giren, başarıyla bitiren veya halen okumakta olan öğrencilerin, aldıkları eğitim öğretim ile istediği işte ve konumda çalışma hak ve beklentilerini kısıtlayıcı nitelikte olan ve üst hukuk normu niteliğindeki 3201 sayılı Kanun’un 19. Maddesi ile 4652 sayılı Kanun’un 15. Maddesine açıkça aykırılık teşkil eden düzenlemeler getiren 3.6.2014 tarihli yönetmeliğin 2. Ve 4. Maddelerindeki ‘polis koleji’ mezunları ile ibareleri ile 6 ve 7. Maddelerinde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.”

Daire, yönetmeliğin yürütmesini oybirliği ile durdururken, kararın gerekçesi oy çokluğuyla yazıldı. İçişleri Bakanlığı ‘rütbeli amir sayısındaki fazlalık’ gerekçesiyle kolej öğrencilerinin akademiye geçişini engelleyen yönetmelik hazırlamıştı. Polis Akademisi ise geçtiğimiz günlerde verdiği ilanla Ankara, İstanbul ve İzmir’de devlet üniversitelerinden akademiye 2 bin 500 öğrenci alınacağını duyurmuştu. Akademi amir ihtiyacının karşılanması gerekçesiyle ilan verdiğini açıklamıştı.

Yönetmelik değişikliği sonrası polis kolejinden bu yıl mezun olan 316 öğrenciden yalnızca 80’i mülakatı geçerek Polis Akademisi’ne girebilmişti. Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı sonrası mülakat gerekçesiyle polis akademisine alınmayan polis koleji mezunları akademiye geçiş imkanı doğacak. CİHAN

editor

2006 yılından bugüne polis olmak isteyenlerin rehberi

Danıştay Polis Koleji’nden Akademi’ye geçişi engelleyen yönetmeliği durdurdu” için 4 yorum

  • 30 Kasım 2014 tarihinde, saat 21:28
    Permalink

    Polis Akademisinin verdiği ilanla Ankara,İstanbul ve İzmirdeki Üniversitelerden demekle Türkiye Cumhuriyetinin birliğine ve beraberliğine Türkiye’deki diğer üniversitelerin ve mezun olan öğrencilerinin Fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığı açıktır. Danıştay muhtemelen bu kararında yürütmesini durduracacaktır.
    Devlet kevgire dönüştürülüyor.

    Yanıtla
  • 30 Kasım 2014 tarihinde, saat 20:14
    Permalink

    Şimdi neden Yargıtay diye sorduğunuzu duyar gibiyim Hükümet, yukarıdaki gerekçede belirtilen maddelerle bu kurumları lağv etmiş idareye yürütmeyi durdurma kararını yerine getirme fırsatı tanımadığından sorumlulukları oluşmamaktadır.Hükümet öncelikle Devletin yararını yani kamu yararını gözetmeksizin ideollojik sebeplere bağlı olarak bu kurumları kapattığı görülmektedir.Anayasa ile garanti altına alınmış kişi haklarının çiğnendiği Devletin Bağımsız kurumları tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen kararın uygulanabilirliğini ortadan kaldıran hükümet’tir şahsilik konusunda ise İç işleri bakanlığı’dır.Hükümeti denetleyen de Yargıtay Cumhuriyet Baş savcılığıdır.Eğer hükümet ideolojk sebepleri düşünmemiş olsa idi Astsubay Hazırlama okullarını kaldırdığı şekilde kaldırabilirdi.Kamu zarara uğratılmamış en son öğrenci mezun olana kadar eğitim ve öğretim devam etmiştir.

    Yanıtla
  • 30 Kasım 2014 tarihinde, saat 19:25
    Permalink

    Sayın editör Danıştay’ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararını idareye rağmen uygulatmayan Hükümet ve iç işleri Bakanlığı hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Hukuk düzenini bozmak suçlamasıyla soruşturma açmış’mıdır açma hazırlıkları içinde’midir.Ayrıca öğrenciler için Devletin yapmış olduğu harcamaları Devletin zararını tazmin adına sorumlular hakkında Barolar veya bireysel anlamda avukat veya mağdur öğrenciler tarafından dava açılmıştır.Görüldüğü üzere uygulanan Mülakat sınavı kamu yararına değil tamamen Devlet gücünü kendi şahsi ideolojik amaçlarına alet etme yönelimi değil’midir.Mülakat seçimi yapılması bunun en güçlü örneğidir.İşe birazcık espri de katacak olursak hemen hemen bütün Ulusal kanallarda yayınlanan Evlilik programlarında elektrik alamadım mülakatı değil’midir.Ya da Yeteneksiz Programında jüri üyesinin dediği gibi takla atışın güzel değildi,baş parmağın üstünde amuda kalkmadın,senaryonuz iyi değildi,iyiydin ama yerli değildin değil midir.Mülakat.Kısaca kendi paralelini oluşturmak değil’midir.

    Yanıtla
  • 29 Kasım 2014 tarihinde, saat 18:11
    Permalink

    Müthiş bir kıyım öğrencilerin öğrencilerin %75 i elenmiş çocukların psikolojik durumu çok kötüdür.Bu çocuklara yapılan en büyük zulümdür 14-17 yaş aralığındaki çocukları ideolojik odak olarak değerlendirmek hemde bu çocuklar devletin elinde ve kendisi eğitmesine rağmen,yazık yazık.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önemli Uyarı ve Bilgilendirme: PMYO.NET sitemiz özeldir. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) veya Polis Akademisi'ni (PA) temsil etmez. Sitedeki veriler, bilgilendirme amaçlı ve gayrı resmidir. Olası bir hak kaybından ötürü sorumluluk kabul edilmez. Sitemizde yayınlanan reklamların sorumluluğu reklam verenlere aittir. PMYO.Net'in; reklamını yayınladığı kurum, kuruluş veya tüzel kişilik ile bir bağlantısı yoktur. 2006-2023 PMYO.NET